Yayınlar

Yeni çıkanlar

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu olarak hedefimiz, her gebeliğin istenilen gebelik olduğu, her doğumun güvenli bir ortamda gerçekleştiği ve her gencin kendi  potansiyelini gerçekleştirebildiği bir dünyaya ulaşmak. Bu amaçla, özellikle kırılgan gruplar için, önlenebilir anne ölümlerinin, karşılanmamış aile planlaması ihtiyacının, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ve her türlü zararlı uygulamanın sona ermesi için çalışıyoruz. Daha fazlası için 2021 broşürümüzü inceleyebilirsiniz.

Tamamını gözden geçir

2020 yılı oldukça bulaşıcı COVID-19 virüsünün neden olduğu küresel pandemi nedeniyle olağanüstü bir yıl oldu. Bu dönemde “normal” olarak bildiğimiz her şey değişirken, sürecçten en çok etkilenen alanlardan bir tanesi de anket araştırmaları oldu. Anket çalışmalarının, özellikle yüz yüze uygulanananların, pek çok soruya yönelik cevap sağlayabilme kapasitesine sahip ve bu konuda kullanım alanı en geniş yöntemlerden olduğu göz önüne alındığında, pandemi süreci aynı zamanda anket yönteminin önemini de gözler önüne serdi. Bu rapor, pandeminin başlangıcından 2020 yılının Aralık ayına kadar geçen süreçte pandeminin araştırmalara etkisi ve bu konuda yaşanan gelişmeleri incelemek amacıyla, pek çok araştırma websitesi incelenerek ve uzman görüşmeleri yapılarak hazırlanmıştır. Uluslararası araştırma programlarından, veri toplama alanındaki yeniliklere ve ilgili etik meselelere kadar veri ve anket araştırmasına genel bir bakış sunan bu çalışma ile pandeminin bu süreçte araştırmalara etkisine ve bu durumun gelecekteki yansımalarına ilişkin kapsamlı bir analiz oluşturulması hedeflenmiştir.  

Tamamını gözden geçir

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği (Y-PEER Türkiye) tarafından, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) finansal ve teknik desteği ile yürütülen “COVID-19 Pandem­isi Sürec­nde Gençler­in İyilik Hali­ni­n Beli­rlenmes­i” Araştırması, gençlerin iyilik halinin korunması için pandemi  sürecinde eğitim, istihdam, kapsamlı cinsel sağlık bilgisine erişim, üreme sağlığı hizmetlerine erişim ve iyilik hali değişkenlerine ilişkin gençlerin durumunu ortaya koymayı amaçlıyor.  Raporda, gençlerin yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, yerleşim yeri gibi demografik değişkenler doğrultusunda pandemi öncesindeki görüş ve deneyimlerine göre karşılaştırmalar yapılarak, pandemi sürecinde yaşadıkları sorunlar ile gereksinim ve beklentilere yer veriliyor.

Tamamını gözden geçir

Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV)’nın gelenekselleşen “Kasım Buluşmaları” 2020 yılında "Pandemi Günlerinde Ergenlik" temasıyla gerçekleştirildi. 2017 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Ofisi iş birliği ile “Ergen Sağlığı” çalışmaları kapsamında sürülen toplantı dizisi İstanbul ve Ankara’da ergenlerin gelişim süreçleri ve sağlığını gündemine alarak, bu alanda farkındalığı ve bilgi paylaşımını artırmayı amaçlıyor. 2020 yılı Kasım Buluşmaları, pandemi nedeniyle eğitim sisteminin ve öğrencilerin öncelik ve gündemlerinin değiştiği bir dönemde gerçekleştiği için, bu yıl, öğretmenlerin ve ebeveynlerin dönemin ihtiyaçları çerçevesinde bilgilendirmesi, psikolojik danışmanların öğrencileriyle etkileşiminin güçlendirilmesi amaçlandı.

Tamamını gözden geçir

Çocuk yaşta evlilikler dünya çapında milyonlarca çocuğu, özellikle de kız çocuklarını etkileyen ve çok yönlü ele alınması gereken zararlı bir uygulamadır. Dünya çapında artan ulusal ve uluslararası çalışmalar çocuk yaşta evlilik oranlarının düşmesini sağlasa bile bu uygulama halen toplumsal bir sorun olarak varlığını sürdürüyor. Bu rapor, çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklerin sağlık risklerine ve sonuçlarına odaklanan, sahada faaliyet gösteren ilgili tüm hizmet sunucular, kamu görevlileri, sivil toplum kuruluşu çalışanları ve akademisyenler ile gerçekleştirilen derinlemesine mülakatlar ve odak grup çalışmaları aracılığı ile ortaya çıkmış niteliksel bir araştırmadır.

Tamamını gözden geçir

UNFPA, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için toplumsal norm değişikliğinin önemini vurguluyor. Bu yayında, sosyal normların değişmesi için programatik yaklaşımlar da ortaya koyuluyor.

Bu belge, sosyal normları değiştirmek ve cinsiyet eşitliğini sağlamak için en umut verici stratejilerden bazılarını anlatıyor. Sosyal normların ve normların değişiminin kavramsal arka planının daha iyi anlaşılması, sosyal dönüşüm için bir şematik - iskelet taslak - sağlıyor. Derleme, kadın sünnetini sona erdirmek için uygulanan bir sosyal norm değişim programının test edilmiş süreçlerini ve tasarım çerçevesini anlatıyor. Bu süreçler yinelemeli, eşzamanlı ve kendi kendini güçlendiren süreçlerdir ve cinsel sağlık ve üreme sağlığı ve haklarının diğer tematik alanlarına da uygulanabilir.

Tamamını gözden geçir

Dünya COVID-19 salgınının yayılması ile mücadele ederken UNFPA, salgının 2020 nüfus sayımının hazırlıkları ve uygulanması üzerindeki etkilerini ele aldı. 2020 ve 2021’de nüfus sayımı gerçekleştirecek 150 ülke (85 UNFPA program ülkesi dahil) olduğu düşünülürse, dünya çapında 2020 nüfus sayımının sekteye uğraması oldukça yüksek bir ihtimal. Yaşanabilecek ertelemeler, nüfus sayımının niteliğini tehlikeye atacak kesintiler ve nüfus sayım projelerinin tamamıyla iptal olması sebebiyle, COVID-19 salgını pek çok ülkede nüfus sayımını tehdit eden bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Nüfus sayımı için ayrılacak ulusal mali kaynaklar ile bağışçılardan yaratılan finansal kaynaklar COVID-19 mücadelesi için kullanılabilmekte, bu durum nüfus sayımının önemli fonlar olmadan yürütülmesini gerekli kılabilmektedir. Bazı ülkeler nüfus sayımını erteleme kararı almıştır, pek çokları da yakın zamanda aynı kararı duyurmaya hazırlanmaktadır.
 

Tamamını gözden geçir

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, UNFPA tarafından bugün yayınlanan Dünya Nüfus Raporu’na (SWOP) göre dünya çapında her yıl milyonlarca kız çocuğu; ailelerinin, arkadaşlarının ve içinde yaşadıkları topluluğun bilgisi ve rızası dahilinde fiziksel ve duygusal açıdan zararlı birçok uygulamaya maruz bırakılıyor.

Başlık parasından bekaret muayenesine, kadınların ve kız çocuklarının maruz bırakıldığı en az 19 zararlı uygulama, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun yayınladığı rapora göre insan hakkı ihlali olarak değerlendirilmektedir. Rapor, en yaygın olarak karşımıza çıkan üç uygulamaya odaklanmaktadır: Kadın sünneti, gebelikte kız çocukları aleyhine cinsiyet seçimi ve çocuk yaşta evlilikler.

Dünya Nüfus Raporu'nun öne çıkan noktalarını bu özet rapordan okuyabilirsiniz.

Tamamını gözden geçir

COVID-19'un (SAR-CoV-2 adlı yeni koronavirüsün neden olduğu hastalık), neredeyse tüm ülkelerde görüleceği öngörülmektedir. COVID-19 ile ilgili olarak, enfeksiyonların büyük çoğunluğunun çok hafif veya hiç belirti göstermeyeceği bilinmektedir. Herkes ciddi hastalık riski altında değildir. İleri yaşlardaki kişilerin ve mevcut solunum, kalp ve/veya metabolik bozuklukları ve bağışıklık yetmezliği olan kişilerin orta ila şiddetli hastalık geçirme riski daha yüksektir.

Gebelikte COVID-19’un seyri hakkında sınırlı veri bulunmakla beraber, bugüne kadar yayınlanan çalışmalara göre gebeliğin sonlarında ciddi hastalık riski veya yenidoğan için önemli bir risk görülmemektedir. Gebe kadınlarda daha şiddetli hastalığa neden olan 2009 H1N1 influenza A pandemisi veya teratojenik olan Zika virüsü gibi diğer yakın zamanlı pandemilerden oldukça farklıdır. Doğurganlık dönemindeki gebe olmayan kadınlarda da ciddi hastalık geçirme riski daha düşüktür.

Tamamını gözden geçir

Engelli kız çocukları ve kadınlar, üreme sağlığı ve cinsel sağlığa ilişkin yaşa uygun ve güvenilir bilgiye ve hizmetlere erişimde birçok gruba kıyasla daha çok güçlük yaşamakta ve toplumsal cinsiyet temelli şiddet açısından da daha fazla risk altında bulunan bir grubu oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2011’de yayınladığı raporda dünya nüfusunun %15’ini engelli bireylerin oluşturduğu aktarılmıştır. Aynı zamanda OECD ülkelerindeki engelli kadın sayısının, engelli erkek sayısından daha fazla olduğu belirtilmiştir.

Cinsiyet eşitsizlikleri dikkatlice göz önünde bulundurulduğunda, engelli kadın ve kız çocuklarının toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ile mücadele mekanizmalarına erişiminin de oldukça güç olacağı öngörülmektedir. Dolayısıyla üreme sağlığı ve cinsel sağlık programlarının engellilik ve toplumsal cinsiyeti bir arada ele alan bir bakış açısı ile yeniden değerlendirilmesi elzemdir.

Tamamını gözden geçir

Sayfalar