Buradasınız

Yeni çıkanlar

Türkiye'de Çocuk Yaşta, Erken ve Zorla Evlilikler

Yayınlar

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, UNFPA Türkiye’nin, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü iş birliğinde işbirliğinde hazırladığı “Türkiye’de Çocuk Yaşta, Erken ve Zorla Evlilikler: 1993-2018 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmaları Veri Analizi” raporu yayımlandı. Raporun, Türkiye’deki çocuk yaşta evliliklerin son 25 yılına ışık tutması ve çocuk yaşta evliliklere yönelik mücadele programları ve savunuculuk çalışmaları için yol gösterici olması hedefleniyor.

Tamamını gözden geçir

Türkiye'de Üç Sıfıra Doğru

Yayınlar

Türkiye'de Üç Sıfıra Doğru 12-14 Kasım 2019 tarihlerinde ICPD'nin 25. Yıldönümünde Kenya'da düzenlenen Nairobi Zirvesi'nde oluşturulan Nairobi Taahhütleri üzerine kısa bir çalışmadır. Sıfır karşılanmamış aile planlaması ihtiyacı, sıfır önlenebilir anne ölümü ve sıfır cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ile kadınlara ve kız çocuklarına yapılan zararlı uygulama hedeflerinden hareketle, bu çalışma Türkiye'nin Üç Sıfıra ulaşma noktasındaki yerini, şimdiye kadar atılan ve gelecekte atılması gereken adımları en güncel veriler ve politika gelişmeleri ile değerlendiriyor. Çalışmada, 2030 yılına kadar Üç Sıfıra ulaşılmasını etkileyen diğer önemli faktör olan COVID-19 pandemisinin bu süreçte ortaya çıkardığı zorluklara da değiniliyor.

Tamamını gözden geçir

Türkiye'de Karşılanmamış Aile Planlaması İhtiyacı

Durum Raporu

Karşılanmamış aile planlaması ihtiyacını herkes için sıfıra indirmek Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının (SKA) ana hedeflerinden (TÜİK, 2020) ve Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı’nın 25.yılında (ICPD+25) düzenlenen Nairobi Zirvesinin temel kararlarından biridir (ICPD25, 2019). Aile planlaması ihtiyacını özelikle modern yöntemlerle karşılamak önceki yıllarda da uluslararası hedefler arasında yer almıştır. 2012 Londra Aile Planlaması Zirvesinde, 2020 yılına kadar üreme çağındaki 120 milyon kadına daha gebeliği önleyici modern yöntemlerin sağlanması hedeflenmiştir (Moazzam vd, 2013). Bu çalışma, küresel ve yerel hedefler, durum ve riskler ışığında Türkiye’deki karşılanmamış aile planlaması ihtiyacına ilişkin verilere dayalı bir analiz sunuyor.

Tamamını gözden geçir

Çocuk Yaşta, Erken ve Zorla Evliliklerin Sağlık Riskleri ve Sonuçlarına Çok Sektörlü Yaklaşım

Yayınlar

Çocuk yaşta evlilikler dünya çapında milyonlarca çocuğu, özellikle de kız çocuklarını etkileyen ve çok yönlü ele alınması gereken zararlı bir uygulamadır. Dünya çapında artan ulusal ve uluslararası çalışmalar çocuk yaşta evlilik oranlarının düşmesini sağlasa bile bu uygulama halen toplumsal bir sorun olarak varlığını sürdürüyor. Bu rapor, çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklerin sağlık risklerine ve sonuçlarına odaklanan, sahada faaliyet gösteren ilgili tüm hizmet sunucular, kamu görevlileri, sivil toplum kuruluşu çalışanları ve akademisyenler ile gerçekleştirilen derinlemesine mülakatlar ve odak grup çalışmaları aracılığı ile ortaya çıkmış niteliksel bir araştırmadır.

Tamamını gözden geçir

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında Toplumsal Normları Değiştirmenin Önemi

Teknik Raporlar ve Belge

UNFPA, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için toplumsal norm değişikliğinin önemini vurguluyor. Bu yayında, sosyal normların değişmesi için programatik yaklaşımlar da ortaya koyuluyor.

Bu belge, sosyal normları değiştirmek ve cinsiyet eşitliğini sağlamak için en umut verici stratejilerden bazılarını anlatıyor. Sosyal normların ve normların değişiminin kavramsal arka planının daha iyi anlaşılması, sosyal dönüşüm için bir şematik - iskelet taslak - sağlıyor. Derleme, kadın sünnetini sona erdirmek için uygulanan bir sosyal norm değişim programının test edilmiş süreçlerini ve tasarım çerçevesini anlatıyor. Bu süreçler yinelemeli, eşzamanlı ve kendi kendini güçlendiren süreçlerdir ve cinsel sağlık ve üreme sağlığı ve haklarının diğer tematik alanlarına da uygulanabilir.

Tamamını gözden geçir

COVID-19’un Nüfus Sayımı Üzerindeki Etkilerine Dair Teknik Bilgi Notu

Teknik Raporlar ve Belge

Dünya COVID-19 salgınının yayılması ile mücadele ederken UNFPA, salgının 2020 nüfus sayımının hazırlıkları ve uygulanması üzerindeki etkilerini ele aldı. 2020 ve 2021’de nüfus sayımı gerçekleştirecek 150 ülke (85 UNFPA program ülkesi dahil) olduğu düşünülürse, dünya çapında 2020 nüfus sayımının sekteye uğraması oldukça yüksek bir ihtimal. Yaşanabilecek ertelemeler, nüfus sayımının niteliğini tehlikeye atacak kesintiler ve nüfus sayım projelerinin tamamıyla iptal olması sebebiyle, COVID-19 salgını pek çok ülkede nüfus sayımını tehdit eden bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Nüfus sayımı için ayrılacak ulusal mali kaynaklar ile bağışçılardan yaratılan finansal kaynaklar COVID-19 mücadelesi için kullanılabilmekte, bu durum nüfus sayımının önemli fonlar olmadan yürütülmesini gerekli kılabilmektedir. Bazı ülkeler nüfus sayımını erteleme kararı almıştır, pek çokları da yakın zamanda aynı kararı duyurmaya hazırlanmaktadır.
 

Tamamını gözden geçir

UNFPA Türkiye 7. Ülke Programı

Teknik Raporlar ve Belge

UNFPA, Türkiye'de şu anda 7. Ülke Programını (2021-2025) uygulamaktadır. UNFPA'in genel amaçları doğrultusunda 7. Ülke Programı, özellikle cinsel sağlık ve üreme sağlığı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi ile nüfus dinamikleri alanlarına odaklanmaktadır. 7. Ülke Programı ayrıca anne sağlığı risklerinin, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (CYBE'ler) ile planlanmayan gebeliklerin ve en savunmasız grupların karşılaştığı eşitsizliklerin ve şiddetin azaltılmasını destekleyerek UNFPA küresel stratejik planının dönüştürücü sonuçlarına destek olur ve bu yolla da Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA'lar) 3 (sağlık), 4 (eğitim), 5 (toplumsal cinsiyet), 10 (eşitsizlikler) ve 17'nin (ortaklıklar ve veriler) gerçekleştirilmesine de katkı sağlar.

Tamamını gözden geçir

UNFPA Dünya Nüfus Raporu 2020 Özeti

Dünya Nüfus Durumunun Durumu Raporu

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, UNFPA tarafından bugün yayınlanan Dünya Nüfus Raporu’na (SWOP) göre dünya çapında her yıl milyonlarca kız çocuğu; ailelerinin, arkadaşlarının ve içinde yaşadıkları topluluğun bilgisi ve rızası dahilinde fiziksel ve duygusal açıdan zararlı birçok uygulamaya maruz bırakılıyor.

Başlık parasından bekaret muayenesine, kadınların ve kız çocuklarının maruz bırakıldığı en az 19 zararlı uygulama, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun yayınladığı rapora göre insan hakkı ihlali olarak değerlendirilmektedir. Rapor, en yaygın olarak karşımıza çıkan üç uygulamaya odaklanmaktadır: Kadın sünneti, gebelikte kız çocukları aleyhine cinsiyet seçimi ve çocuk yaşta evlilikler.

Dünya Nüfus Raporu'nun öne çıkan noktalarını bu özet rapordan okuyabilirsiniz.

Tamamını gözden geçir

COVID-19 Teknik Bilgi Notu: Gebelik ve Annelik Bakım Hizmetleri

Teknik Raporlar ve Belge

COVID-19'un (SAR-CoV-2 adlı yeni koronavirüsün neden olduğu hastalık), neredeyse tüm ülkelerde görüleceği öngörülmektedir. COVID-19 ile ilgili olarak, enfeksiyonların büyük çoğunluğunun çok hafif veya hiç belirti göstermeyeceği bilinmektedir. Herkes ciddi hastalık riski altında değildir. İleri yaşlardaki kişilerin ve mevcut solunum, kalp ve/veya metabolik bozuklukları ve bağışıklık yetmezliği olan kişilerin orta ila şiddetli hastalık geçirme riski daha yüksektir.

Gebelikte COVID-19’un seyri hakkında sınırlı veri bulunmakla beraber, bugüne kadar yayınlanan çalışmalara göre gebeliğin sonlarında ciddi hastalık riski veya yenidoğan için önemli bir risk görülmemektedir. Gebe kadınlarda daha şiddetli hastalığa neden olan 2009 H1N1 influenza A pandemisi veya teratojenik olan Zika virüsü gibi diğer yakın zamanlı pandemilerden oldukça farklıdır. Doğurganlık dönemindeki gebe olmayan kadınlarda da ciddi hastalık geçirme riski daha düşüktür.

Tamamını gözden geçir

Engelli Kadınlar ve Kız Çocukları için Cinsel Sağlık, Üreme Sağlığı ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddetle Mücadele

Yayınlar

Engelli kız çocukları ve kadınlar, üreme sağlığı ve cinsel sağlığa ilişkin yaşa uygun ve güvenilir bilgiye ve hizmetlere erişimde birçok gruba kıyasla daha çok güçlük yaşamakta ve toplumsal cinsiyet temelli şiddet açısından da daha fazla risk altında bulunan bir grubu oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2011’de yayınladığı raporda dünya nüfusunun %15’ini engelli bireylerin oluşturduğu aktarılmıştır. Aynı zamanda OECD ülkelerindeki engelli kadın sayısının, engelli erkek sayısından daha fazla olduğu belirtilmiştir.

Cinsiyet eşitsizlikleri dikkatlice göz önünde bulundurulduğunda, engelli kadın ve kız çocuklarının toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ile mücadele mekanizmalarına erişiminin de oldukça güç olacağı öngörülmektedir. Dolayısıyla üreme sağlığı ve cinsel sağlık programlarının engellilik ve toplumsal cinsiyeti bir arada ele alan bir bakış açısı ile yeniden değerlendirilmesi elzemdir.

Tamamını gözden geçir

Sayfalar