Statement

Dünya Nüfus Günü 2018 - Aile Planlaması Bir İnsan Hakkıdır

11 Temmuz 2018

Birleşmiş Milletler Uluslararası İnsan Hakları Konferansı elli yıl önce 13 Mayıs 1968 Tahran Bildirgesi’ni açıklamıştır: “Çocukların sayısı ve dünyaya getirilme zamanına özgürce ve sorumluluk sahibi bir şekilde karar vermek ebeveynlerin temel bir insan hakkıdır.” Bildirge’de yansıtılan aile planlaması ile ilgili bir karar öne sürülmüştür; kararla ilgili müzakereleri koordine eden delege “aile tarafından planlamaya ‘evet’, aile için planlamaya ‘hayır’ demiştir”. Dolayısıyla, aile planlaması devlet tarafından dayatılacak bir “nüfus kontrolü” değil, çiftler tarafından kullanılabilecek bir insan hakkıdır. 2018 Dünya Nüfus Günü’nde bu dönüm noktası niteliğindeki anlaşma anılmaktadır.

Dünya Nüfus Günü, gelecek nesillerin insan haklarının ne kadar zor kazanıldığının bilincinde olmasını güvence altına alarak herhangi bir “nüfus kontrolü” kavramına karşı çıkılması ve küresel haklar ile bu günü destekleyen kalkınma çerçevelerinin güçlendirilmesi ile ilgilidir.

1968’den bu yana kaydedilen muazzam ilerlemeye rağmen, yüz milyonlarca kadın, erkek ve genç insan kendi ailelerini planlama hakkını kullanamamakta olup 214 milyon kadın hala etkili gebeliği önleme yöntemlerine erişme hakkından yoksundur.

UNFPA Executive Director Dr. Natalia Kanem
Dr. Natalia Kanem

İcra Direktörü Dr. Natalıa Kanem, Dünya Nüfus Günü'yle ilgili olarak, "Elli yıl önce, dünya ilk defa Uluslararası İnsan Hakları Konferansı’nda aile planlamasını temel bir insan hakkı olarak ilan etti. O zamandan bu yana önemli bir ilerleme kaydedildiğini görüyoruz.Tarihte ilk defa, gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık 700 milyon kadın ve genç kız modern doğum kontrol yöntemleri kullanmaktadır - bu da doğuracakları çocuk sayısı ve çocuk doğurma aralıklarını belirleme hakkını kullanmanın en iyi yoludur.

Bir kadın ailesini planlayabildiği zaman yaşamını da planlayabilir. Eğitimine daha fazla devam edebilir, daha iyi işler bulup bu işlere devam edebilir, ailesine, ülkesine ve küresel refaha daha fazla katkıda bulunabilir. Maddi açıdan daha iyi durumda olduğu zaman, çocukları daha iyi eğitim alabilir ve elde edilen faydalar gelecek nesillere aktarılır."

İnsan Hakkı

Aile planlamasına yönelik hak temelli yaklaşım bireylere pasif hak faydalanıcıları değil, kendi içinde bütün olmuş insanlar, aktif temsilciler muamelesi yapar. Bu yaklaşım hak sahipleri (bireyler) ve hakların teslim edilmesinden sorumlu yükümlülük sahiplerinin (hükümetler ve diğerleri) açık bir şekilde tanımlanmasına dayalıdır. Günümüzde, aile planlaması bir dizi hakkın temeli olarak geniş kabul görmektedir.

1968 yılında Tahran Bildirgesi’nin ilan edilmesinden bu yana, üreme sağlığı ve hakları ile ilgili yapılan sayısız anlaşma, konvansiyon ve sözleşme bu insan haklarını yeniden doğrulamıştır.

Bunlar şu şekildedir:

1969: 2542 (XXIV) karar sayılı Birleşmiş Milletler Genel Konseyi Sosyal Gelişme ve Kalkınma Bildirgesi, Madde 4: “Ebeveynler çocukların sayısı ve dünyaya getirilme zamanına özgürce ve sorumluluk sahibi bir şekilde belirleme konusunda tek hak sahibidir.” Konsey aynı zamanda bu hakkın uygulanmasının “ailelere haklarını kullanabilmeleri için gerekli bilgi ve araçların sağlanması” gerektiğini de karara bağlamıştır….”

1979: Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), aile planlamasının ailelerin sağlık ve refahını sağlama konusunda kilit öneme sahip olduğunun özel olarak belirtildiği bir küresel insan hakları anlaşmasıdır. Hükümleri arasında Madde 10 (h) şöyledir: “[Taraf Devletler] kadınların ailelerin sağlık ve refahını sağlamaya yardım edecek, aile planlaması bilgisi dahil, özel eğitici bilgiye ulaşmalarını sağlayacaktır.” Madde 12.1: “Taraf Devletler kadın erkek eşitliği esasına dayanarak aile planlaması ile ilgili olanlar da dahil sağlık hizmetlerine ulaşmayı sağlamak için sağlık alanında kadına karşı ayrımcılığı önlemek için gerekli tüm önlemleri alacaktır.” Madde 14.2: “Taraf devletler kırsal alanda yaşayan kadınlara karşı ayrımcılığı önlemek için her türlü önlemi alır [ve] bu kadınlara özellikle aşağıdaki hakları tanır: … (b) Aile planlamasında bilgilendirme, danışmanlık ve hizmet verme de dahil yeterli sağlık olanaklarından yararlanma hakkı.” Madde 16.1: “Taraf Devletler … erkeklerle kadınların eşitliğini öngören aşağıdaki hakları tanır… (e) Çocukların sayısına ve dünyaya getirilme zamanına serbestçe ve makulce karar verme konusunda aynı hakka sahip olma ve bu hakları kullanabilmeleri için gerekli bilgiye, eğitime ve araçlara sahip olma.”

1994: Kahire Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı’nda (ICPD), 179 hükümet nüfus ve kalkınmanın ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğunu ve hem bireysel ilerleme hem de dengeli kalkınma için kadının güçlendirilmesi ve üreme sağlığı da dahil insanların eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasının gerekli olduğu konusunda anlaşmaya varmıştır. Konferansta demografik hedeflere ulaşmaktan çok bireylerin ihtiyaç ve haklarına odaklanılan bir Eylem Programı benimsenmiştir. ICPD’nin somut hedefleri aile planlaması da dahil üreme sağlığına evrensel anlamda ulaşmanın sağlanması merkezine oturmaktadır. 8 numaralı Prensipte şöyle belirtilir: “Tüm çiftler ve bireyler çocuklarının sayısı ve dünyaya getirilme zamanına özgürce ve sorumluluk sahibi biçimde karar verme ve bunun için gerekli bilgi, eğitim ve araçlara ulaşma temel hakkına sahiptir.”

1995: ICPD Eylem Programı’nda düzenlenen aile planlaması hakkını yineleyen Birleşmiş Milletler Dördüncü Dünya Kadın Konferansı Pekin Eylem Bildirgesi ve Platformu. Platform’un 223’üncü paragrafında şu husus tekrar doğrulanır: “üreme hakları tüm çiftler ve bireylerin çocuklarının sayısı, dünyaya getirilme zamanı ve aralığına özgürce ve sorumluluk sahibi biçimde karar verme ve bunun için gerekli bilgi ve araçlara sahip olma temel hakkının tanınmasına dayanır.”

2015: Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde, dünya liderleri 3 numaralı Kalkınma Hedefi kapsamında 2030 yılı itibariyle “aile planlaması, bilgilendirme ve eğitim de dahil cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine evrensel ölçekte ulaşma” hedefini yerine getirme konusunda anlaşmaya varmıştır.

UNFPA ve Aile Planlaması

UNFPA tüm çiftler ve bireylerin çocuklarının sayısı ve dünyaya getirilme zamanına özgürce ve sorumluluk sahibi biçimde karar verme ve bunun için gerekli bilgi, eğitim ve araçlara ulaşma temel hakkını ileri sürmektedir.

Gönüllü aile planlamasına ulaşımı arttırmak UNFPA direktifinin merkezini oluşturur. UNFPA doğum kontrol yöntemlerinin yaygınlığını arttırmak ve cinsel yolla geçen enfeksiyonları önlemek, kontrol etmek ve tedavi etmek için ülkelerle ortak çalışmaktadır.

UNFPA aile planlaması hizmetlerine yapılan ulusal yatırımın artmasını savunmakta, üreme sağlığı toplum güvenliğini teşvik etmekte ve seçim yapılacak yöntemleri genişletmek ve hizmetlerin kalitesini arttırmak için yapılan çalışmaları desteklemektedir. Ergenler ve diğer ötekileştirilmiş popülasyonlar için bilgi ve hizmetlere erişim bir önceliktir.

Yeni UNFPA Stratejik Planı 2030 itibariyle karşılanmamış tüm aile planlaması gereksinimini ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Bu, Fon’un planın kalbinde yer alan üç dönüştürücü sonucundan biridir.

2017 yılında, UNFPA tarafından sağlanan doğum kontrol yöntemleri modern aile planlaması yöntemleri seçeneğine sahip 27 milyon kullanıcıya ulaşma olanağı oldu.

Bu doğum kontrol yöntemleri:

  • 13.5 milyon istenmeyen gebeliğii
  • 32,000 gebelikte anne ölümünü
  • 207,000 çocuk ölümünü
  • 4.1 milyon güvensiz kürtajı engellemeye imkan tanıdı.

UNFPA tarafından 2017’de sağlanan doğum kontrol yöntemleri doğrudan sağlık masraflarında (gebelik ve doğum sırasında bakım masrafları) aileler ve sağlık sistemlerine 819 milyon dolar tasarruf ettirme potansiyeline sahipti.

Nüfus gösterge tablosu

World Population Dashboard (Nüfus Gösterge Tablosu) aile planlaması ve cinsel sağlık ve üreme sağlığının diğer yönlerine ilişkin verileri göstermektedir.


Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA)

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), 1969 yılında kuruldu ve dünya çapında nüfus konusunda uluslararası finansmana sahip en büyük yardım kaynağı olan UNFPA, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen politikalar ve stratejiler oluşturulması konularında 150’yi aşkın ülkede faaliyet göstermektedir. Çalışmalarına proje temelli olarak başlayan Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), 1971 yılından bugüne Türkiye’de; üreme sağlığı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi; kalkınmayla ilgili verilerin toplanması, kullanımı ve yaygınlaştırılmasının artırılması, ve insani yardım konularında çalışmalar yapmaktadır. Bu çerçevede ilk Ülke Programı 1988 yılından 1992’ye kadar sürmüş, şu anda ise Altıncı Ülke Programı (2016-2020) yürütülmektedir.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), her gebeliğin istenilen gebelik olduğu, her doğumun güvenli gerçekleştiği ve her gencin içindeki potansiyelini ortaya çıkarabildiği bir dünya için çalışır. UNFPA, bu hedefe ulaşabilmek için, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden (SKH) özellikle 5 tanesine yoğunlaşmıştır:  

SKH 3: Sağlıklı Bireyler, 
SKH 5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği,
SKH 10: Eşitsizliklerin Azaltılması,
SKH 16: Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar,
SKH 17: Hedefler için Ortaklıklar 
 
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Sosyal Medya Hesapları:

Facebook: UNFPA.Turkey  Twitter: UNFPATurkey  Instagram: unfpa_turkey  YouTube: UNFPATurkey